ve insan... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ve insan... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Kasım 2010 Çarşamba
23 Mart 2010 Salı
8 Şubat 2010 Pazartesi
3 Temmuz 2009 Cuma
26 Haziran 2009 Cuma
4 Nisan 2009 Cumartesi
4 Nisan 1997.. Yandı yürekler yandı..
"Türklük bedenimiz, İslamiyet ruhumuzdur. Ruhsuz beden ceset olur."
"Hepiniz birer Türk Bayrağı'sınız. Bayrağı lekelemeyin, kirletmeyin yere düşürmeyin"
Alparslan Türkeş [ 25.11.1917 - 04.04.1997]
27 Mart 2009 Cuma
18 Şubat 2009 Çarşamba
7 Şubat 2009 Cumartesi
1 Şubat 2009 Pazar
Unutulmaz
19 Kasım 2008 Çarşamba
Özgür için Adalet !

3 gündür yazıp yazıp siliyorum.
Aklımdan aslında kelimeler akıyor. Bir yandan içimde hiç tanımadığım, görmediğim ama yine de ortak noktam olan bir insan, bir yaşıtım için şu sıralar hissettiklerim. Diğer yandan bu ortak noktamız olan şeyi anlamayan insanlara duyduğum kin ve öfkenin duygusu. İkiside şu son 3 gündür o kadar üst düzeyde ki yazacak şey bulamıyorum. Forumlarda onun için açılan başlıklara bile sadece 'başımız sağolsun' yazabildim. Sanki bir dostumu, bir arkadaşımı kaybetmiş gibiyim. Durgunum.
Gerek Avusturya da olsun gerekse Türkiye de olsun gittiğim onlarca deplasman aklımdan çıkmıyor. "ulan aynı yoldayız aslında" diyip duruyorum kendi kendime.
Arkadaş geliyor "oğlum ama orayı yakıp yıkmışlar lan" diyor. Tribüncülükle alakası yok biliyorum, yine de çıldırıyorum. "keşke orda olsaydım da Özgür'ü vuranı ellerimle, yumruklarımla öldürebilseydim" diyorum. Bu Özgür'ü geri getirmeyecek. Şu an benim gibi Tribüne bağlı olan insanların hissetiklerini değiştirmeyecek biliyorum ama Adalet istiyorum. Özgür için Adalet istiyorum. Eğer Türkiyedeki adalet sistemi gelecek bir kaç saat içinde değişmezse o şeref yoksunu katil tez zamanda yine dışarda olacak, büyük ihtimal yine kaçak şekilde benzin istasyonu işletecek, belki bir başka kardeşimizin ölümüne sebep olacak.
Türkiyedeki adalet sistemine malesef güvenim olmadığı için ellerimle acı çektire çektire öldürmek istiyorum o haini.
Tribüncüler Terörist değil!
Taraftarlar potansiyel suçlu değil!
Tek isteğim Adalet!
Özgür için Adalet!
10 Kasım 2008 Pazartesi
16 Ekim 2008 Perşembe
11 Ekim 2008 Cumartesi
Yemin töreninde* selam durduğum adam ölmüş lan
*evet askerliğimi avusturya da yaptım, ve evet bu adama selam verdik. evet bildiniz, sağ eli düz ve dik şekilde ileri tutarak selam verdik... şaka len şaka ehehe. bildiğin asker selamı işte. piuu ölmüş lan.Nazi'ydi Mazi'ydi ama sempatik adamdı vesselam.
Türk haber sitelerine baktımda. İnsan işin gerçeğini bilince basının uydurmasına kat kat daha çok sinir oluyor. hatta şu an bazı haber ajanslarını yalan yalnış haber yazdıkları için bombalayasım var. neyse...
aha bu da Haider'in zamanında sarf ettiği bazı sözler. (Türkçeleştirmeye üşendim, almanca bilen varsa yorum olaraktan tercümesini yazabilir)
"Das wissen sie so gut wie ich, dass die österreichische Nation eine Missgeburt gewesen ist, eine ideologische Missgeburt, denn die Volkszugehörigkeit ist die eine Sache und die Staatszugehörigkeit ist die andere Sache." - regte Haider 1988 auf.
"Es ist gut, dass es in dieser Welt noch anständige Menschen gibt, die einen Charakter haben, die auch bei größtem Gegenwind zu ihrer Überzeugung stehen und ihrer Überzeugung bis heute treu geblieben sind." - Haider zur Waffen-SS.
"Ich verstehe überhaupt nicht, wie einer, der Ariel heißt, so viel Dreck am Stecken haben kann." - Haider attackiert beim Rieder Aschermittwoch den Vorsitzenden der israelitischen Kultusgemeinde, Ariel Muzicant.
"Wenn einer schon Adamovich heißt, muss man sich zuerst einmal fragen, ob er eine aufrechte Aufenthaltsberechtigung hat". - ein Jahr später greift er an selber Stelle den Präsidenten des Verfassungsgerichtshofs, Ludwig Adamovich an.
aha bu da Haider'in zamanında sarf ettiği bazı sözler. (Türkçeleştirmeye üşendim, almanca bilen varsa yorum olaraktan tercümesini yazabilir)
"Das wissen sie so gut wie ich, dass die österreichische Nation eine Missgeburt gewesen ist, eine ideologische Missgeburt, denn die Volkszugehörigkeit ist die eine Sache und die Staatszugehörigkeit ist die andere Sache." - regte Haider 1988 auf.
"Es ist gut, dass es in dieser Welt noch anständige Menschen gibt, die einen Charakter haben, die auch bei größtem Gegenwind zu ihrer Überzeugung stehen und ihrer Überzeugung bis heute treu geblieben sind." - Haider zur Waffen-SS.
"Ich verstehe überhaupt nicht, wie einer, der Ariel heißt, so viel Dreck am Stecken haben kann." - Haider attackiert beim Rieder Aschermittwoch den Vorsitzenden der israelitischen Kultusgemeinde, Ariel Muzicant.
"Wenn einer schon Adamovich heißt, muss man sich zuerst einmal fragen, ob er eine aufrechte Aufenthaltsberechtigung hat". - ein Jahr später greift er an selber Stelle den Präsidenten des Verfassungsgerichtshofs, Ludwig Adamovich an.
17 Ağustos 2008 Pazar
3 Temmuz 2008 Perşembe
Kemal Sunal (1944 - 2000)
22 Aralık'ta bu yazıyı yazmışım, Bugün 8. ölüm yıldönümü... Anısına tekrar aynı yazıyı gönderiyorum... Rahat Uyu Kemal abi...

1944 yılında Malatya'da doğdu.
Vefa Lisesi'nden mezun oldu.
Sanat hayatı, "Zoraki Takip" adlı tiyatro oyunuyla başladı.
1 yıl kadar Kenterler Tiyatrosu'nda çalıştıktan sonra Devekuşu Kabare Tiyatrosu'nda görev aldı.
1973 yılında Ertem Eğilmez'in yönettiği bir filmle sinemaya transfer oldu ve kalabalık kadrolu filmlerde rol almaya başladı.
1977 yılında, Antalya Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü kazandı.
Hayatı boyunca toplam 82 filmde rol aldı. (ayrıca bkz: İnternet Movie Database)
1974 yılında evlendi.
Ali ve Ezo adlarında, biri kız diğeri erkek iki çocuğu oldu.
1990'lı yıllardan itibaren filmleri kesintisiz olarak televizyonlarda yayınlanmaya başladı;
ama kendisi bu gösterimlerden hiç para kazanmadı.
12 Eylül öncesi dönemde yarım bıraktığı üniversiteyi, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Radyo Televizyon ve Sinema Bölümünü’nü 1995 yılında bitirdi ve master yapmaya başladı.
Kaynak: Hürriyet, İmdb
Telif hakkı denilen şey yok malesef Kemal abi bizim ülkemiz'de... Sırf bugün 3 farklı kanalda 3 farklı filmini gördüm ve hakkını ödeyemediğimiz için içim yandı...
Unutmayacağım...

1944 yılında Malatya'da doğdu.
Vefa Lisesi'nden mezun oldu.Sanat hayatı, "Zoraki Takip" adlı tiyatro oyunuyla başladı.
1 yıl kadar Kenterler Tiyatrosu'nda çalıştıktan sonra Devekuşu Kabare Tiyatrosu'nda görev aldı.
1973 yılında Ertem Eğilmez'in yönettiği bir filmle sinemaya transfer oldu ve kalabalık kadrolu filmlerde rol almaya başladı.
1977 yılında, Antalya Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü kazandı.
Hayatı boyunca toplam 82 filmde rol aldı. (ayrıca bkz: İnternet Movie Database)
1974 yılında evlendi.Ali ve Ezo adlarında, biri kız diğeri erkek iki çocuğu oldu.
1990'lı yıllardan itibaren filmleri kesintisiz olarak televizyonlarda yayınlanmaya başladı;
ama kendisi bu gösterimlerden hiç para kazanmadı.
12 Eylül öncesi dönemde yarım bıraktığı üniversiteyi, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Radyo Televizyon ve Sinema Bölümünü’nü 1995 yılında bitirdi ve master yapmaya başladı.Kaynak: Hürriyet, İmdb
Telif hakkı denilen şey yok malesef Kemal abi bizim ülkemiz'de... Sırf bugün 3 farklı kanalda 3 farklı filmini gördüm ve hakkını ödeyemediğimiz için içim yandı...
Unutmayacağım...
22 Haziran 2008 Pazar
30 Mayıs 2008 Cuma
To my lonely and beautiful country, which I love passionately...

Biraz geç oldu ama malumunuz tatildeydim felan şimdi yazabiliyorum. aslında yazacak pek çok şey yok. Helal olsun ve Teşekkürler Nuri Bilge Ceylan diyip geçiyorum.
Uykusuz'un ilk sayılarında Yiğit Özgür'ün "Ben Olsam" diye bir eki vardı. son sayılarında yok ama burda Ben olsam şunu derdim....
"Koydummm çocuuuuuu"
ve tabiki kimse ziklemezdi
bu arada internet sitesinin de reklamını yapalım Nuri Bilge Ceylanın. çok güzel fotoğraflar var çünkü -> http://www.nuribilgeceylan.com/
24 Nisan 2008 Perşembe
Liu Chuang
Bu adam neci?hayır seri katil falan değil, adam snooker oynuyor, adam dediğim aslında velet 17 yaşında, piç.
insanların görünüşüyle dalga geçmeyi sevmem aslında, ama bu insan olmadığı için dalgamı geçebilirim ahahahha, zenci burnu, zenci dudakları, çekik gözleri ve sivilceleriyle kalbimizde taht kurdu.
şu an ronnie o'sullivan e karşı oynuyo, resimdeki hali yine iyi hali, şu an gösteriyorlar ahahahaha tipe bak maymun ahahahahahaha
lanet olsun içimdeki insan sevgisine
7 Nisan 2008 Pazartesi
Şebnem Paker

Yazık unutuldu gitti kız, sesi baya güzeldi, ayrıca bugüne kadar örovizona katıldığımız en güzel şarkı buydu. Oslo'da 3. olmuştuk bu şarkıyla. şimdi neler yaptığını bilmiyorum, resmi sitesi de kapanmış, bilen varsa söylerse sevinirim. hala sık sık dinlerim bu şarkıyı ayrıca. aklıma geldi upload edip sağ üst köşeye koydum dinlemek isteyeni bir tık bekler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












