30 Kasım 2009 Pazartesi
şeyr it
Sağ tarafta böle facebookta veya twitterda benim blogu tanıtabilirsiniz. Hani reklam peşinde değilim ama "bu ne olum" diyenler vardır mutlaka aranızda. İşte o aranızdakilere neye yaradığını anlatmak için şeyettim.
İnsanlar - vol. ünlüler vol. 2
Geçen Ebru Destan geldi. Sabah 6da kocaman gözlüklerini takmış. Anlamıyorum böyle ünlüyüm ama tanımasınlar triplerindeki insanları. Ama iyi biriymiş, Tümer gibi "beni tanımıyon mu" şekli yapmadı "uçuş kartınızı alabilir miyim" dediğimde "aaa tabi pardon" diyip çıkardı verdi (uçuş kartını..).
Ayrıca bu vesileyle Türk magazin basınını eleştiriyorum. Sol elinin orta parmağının işaret parmağına bakan tarafında ince bi dövmesi var. Bir şey yazıyor orda. O şifreyi nasıl çözemediniz, nasıl fark edemediniz kınıyorum sizi.
Bi de şunu söylemek istiyorum. İsmail YK'ya herkes bok atıp duruyor. evet bende sevmiyorum, evet bende tiksiniyorum kendisinden. Ama öyle zenginlik şöhret götünü kaldırmamış, bir kaç ay önce mağzamıza geldiğinde 200 euro nakit verdi, dedim "hacı bunu bozamam" - "nabcaz" dedi, dedim "bozdurmak lazım" kendisi gitti biyerden bozdurdu geldi. Çoğu o çok sevdiğimiz ünlüler "git bozdur o zaman" der. Bende dellenir anasına küfür ederim, ama İsmail YK netice de medeniyet görmüş, Almanya görmüş bir vatandaşımız. Ona daha fazla saygı duyulmasını istiyorum. Sonuçta Kliplerinde süpersonik hatunları da oynatıyo, gözümüz gönlümüz açılıyor. (bu hikayeyi daha önce de anlatmış olabilirim bilmiyorum ama yeni klibini görünce dayanamadım tekrar anlatmak istedim, anlatmadıysam da alın size karakterli bir müşteri hikayesi)
burda da vol bir var
Ayrıca bu vesileyle Türk magazin basınını eleştiriyorum. Sol elinin orta parmağının işaret parmağına bakan tarafında ince bi dövmesi var. Bir şey yazıyor orda. O şifreyi nasıl çözemediniz, nasıl fark edemediniz kınıyorum sizi.
Bi de şunu söylemek istiyorum. İsmail YK'ya herkes bok atıp duruyor. evet bende sevmiyorum, evet bende tiksiniyorum kendisinden. Ama öyle zenginlik şöhret götünü kaldırmamış, bir kaç ay önce mağzamıza geldiğinde 200 euro nakit verdi, dedim "hacı bunu bozamam" - "nabcaz" dedi, dedim "bozdurmak lazım" kendisi gitti biyerden bozdurdu geldi. Çoğu o çok sevdiğimiz ünlüler "git bozdur o zaman" der. Bende dellenir anasına küfür ederim, ama İsmail YK netice de medeniyet görmüş, Almanya görmüş bir vatandaşımız. Ona daha fazla saygı duyulmasını istiyorum. Sonuçta Kliplerinde süpersonik hatunları da oynatıyo, gözümüz gönlümüz açılıyor. (bu hikayeyi daha önce de anlatmış olabilirim bilmiyorum ama yeni klibini görünce dayanamadım tekrar anlatmak istedim, anlatmadıysam da alın size karakterli bir müşteri hikayesi)
burda da vol bir var
27 Kasım 2009 Cuma
Kurban Bayramı...
...nız mübarek olsun. Büyüklerimin el öpenleri çok, küçüklerimin bayram harçlıkları bol olsun.
19 Kasım 2009 Perşembe
Kimi gitti
Aslında başlıkta "Seneye kimi var KİMİ YOK" gibi fotomaçvari bir şey karalayacaktım sonra vazgeçtim. Neyse diyeceğim şu ki Kimi Raikkonen'i çok severim. Ferrariyi de çok severim. Ferrariye geldiği sezon çok çok sevinmiştim. Aynı sezon şampiyon olunca daha da çok sevinmiştim. Ama Ferrarinin o kendini beğenmiş götoğlanı yönetimi 2010a kadar olan sözleşmesini fesh edip gönderdi kimi'yi o da mclaren'le anlaşamayınca ara verdi Formula 1'e.
Olayın özeti bu. Bir de Kimi'nin ağzından şunlar döküldü (twitter sağolsun)
önce "Rally is a hobby, i've a contract".. aradan 3 ay geçtikten sonra "thanks for support".. şimdi de rally'ye devam edeceğin yönünde haberler alıyorum kimi... bak ayağını denk al. seni formula da sevdik, rally mally yalan işler ona göre kimicim. zamanında hiç ferrariye gelmese de hatta ferrarinin kabusu olsa da topraaan Mika Hakkinen'i de sevmiştik. o da formulayı bırakıp rally'ye sardı noldu?? noldu?? bi bok olmadı. ondan bak akıllı ol, adam ol. ferrari ye dönmesen bile formula 1i bırakma benden söylemesi.
12 Kasım 2009 Perşembe
Başımız Sağolsun... Dombili'yi kaybettik...
Cumartesi gecesi geç saatlerde aniden rahatsızlanan ve hastaneye kaldırılan Dombili Pazar akşamı rahatsızlığına yenik düşerek aramızdan ayrıldı. Bu ani ölümün neden basına bu kadar geç yansıdığı ile ilgili açıklamayı ailesi bir basın bildirimi yayımlayarak gerçekleştirdi:
"Cumartesi gecesi geç saatlerde ben Selin İnan, Dombiliye iyi geceler öpücüğü vermek istediğim anda çok hasta ve bitkin olduğunu gördüm. Hemen ambulansı arayıp acil yardım istememe rağmen ambulans'ın gelmesi 45 dakikayı buldu. Gece geç saatlerde hiç trafik bile yokken neden bu kadar geciktiği hakkında hiç bir fikrim yok. Hastaneye gittikten sonra yoğun bakıma alındı. Doktorlar beni yanına yaklaştırmadı, pazar akşamı ölüm haberini verene kadarda bize hiç bir şekilde gelişmelerden haberdar etmediler. Ben bu olayın arkasında başka olaylar olduğunu düşünüyordum. Fakat basının bu olaylardan haberi olsaydı hala net bir şey öğrenememiş olacaktık, o yüzden otopsi raporunun netleşmesini bekledikten sonra siz değerli basın mensuplarınla bu acı haberi paylaşmak istedik.
Hepimizin başı sağolsun
Selin İnan"
Naaşı'da kimseye haber verilmeden kaldırılıp Terastaki Saksı mezarlığına gömüldü. Bu konu hakkında da bir açıklama yapan aile bireyleri "Dombilinin milyonlarca seveni olduğunu biliyoruz. Eğer onun öldüğü daha önce duyulsaydı cenazesinde izdiham yaşanacaktı. Böyle bir şeyi göze alamadık. Biliyoruz onu sevenler son yolculuğunda ona eşlik etmek isterlerdi, ama mantıklı düşünürlerse bize de hak vereceklerdir. Dombili aynen Fenasi gibi unutulmayacak ve hepimizin kalbinde yaşamaya devam edecek. Bundan da kimsenin şüphesi olmasın" dedi.
Huzur içinde yat Dombili!
11 Kasım 2009 Çarşamba
Hayatımdan bir melek geçti
Dün gece yoğun iş temposundan biraz olsun uzaklaşmak için temiz havaya çıkayım dedim. O sırada da tam önümde iki hatunkişi. Ama öyle böyle değil. Uzun boylu fizikleri yerlerinde. Bildiğin taş. Her neyse, ben dışarı çıktım. baktım biri peşimden geldi ateşim olup olmadığını sordu. Sigarasını yakarken eli elime deydi. Sonra saati de sorunca dedim "Hacı bu hatunun sende gözü var" sonra konuştum tabi "manken misin" "ünlü müsün" "nerelisin" vs. vs. baya baya muhabbet ettik. Hong Kong'a gidiyorlarmış. Fashion week varmış. Sırbistanda çok ünlüymüş. falan filan. Sonra vedalaştık. vedalaşırken omuzuma dokundu "bye" dedi ve gitti.
10 Kasım 2009 Salı
6 Kasım 2009 Cuma
Hürriyet .........
Ercan Saatçi polemiğine girmek istemiyorum lakin onun nasıl yavşak bir orospuevladı olduğunu zamanında şöyle ince post göndererek anlatmıştım. zaten konu ercan saatçi değil, hürriyet.
Şimdi haber şurada. Bir amatör topçu takım arkadaşını bıçaklamış falan. herşey normal ama yandaki fotoğraf garip. Adamların suratları hem mozaiklenmiş hem daire içine alınmış. Benim kafam basmadı. İşte Türkiye de ki habercilik. Neyse diyeceklerim bu kadar.
Bunu bil !
- Bir araştırma:
Yıllık 20 bin tl kazanacaksın senle aynı işi yapanlar 15 bin tl. Veya 25 bin tl kazanacaksın senle aynı işi yapanlar 30 bin tl. Hangisini seçersin sorusuna büyük çoğunluk ilk seçeneği seçmiş. İnsanoğlu işte. kıskanç götoğlanı olduğunun kanıtıdır.
- 21978 x 4 = 87912 (ayna koymuş gibin (yağız'ın hayat mentalitesi tekrar değişsin istedim))
- 1386 senesinde bir domuz Fransa'da bir çocuğun ölmesine sebep olduğu için asılarak idam edilmiştir. İşte domuz gribinin başlangıç tarihi.
- Hamam böcekleri kafaları kesik halde 9-10 gün daha yaşama yeteneğine sahipler. O yüzden kafasını kestim gidip yatayım demeyin ağzınıza girer yine de. Ezin.. EZİİİNN
- Her kıta da "Roma" diye bir şehir vardır.
- Dünya hemen hemen 6 588 000 000 000 000 000 (000 000 000 başka sitenin kaynağında 9 sıfır fazla vardı hangisi doğru bilmiyorum) ton ağırlığındadır.
- Bir yılda ortalama 2500 solak sağlaklar için üretilen aletleri kullanırken hakkın rahmetine kavuşuyorlarmış.
- Q. If you were to spell out numbers, how far would you have to go until you would find the letter "A"? A. One thousand
(voodoo girl'le msn de tek tek saydık, doğru olduğunu tespit ettik)
3 Kasım 2009 Salı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





