
Olay Linderoth'un Galatasaray'a gelmesiyle başladı. Pek oynamadı, sakatlandı, ama sempatik olduğu için hep sevdik. Euro 2008 de de İsveç İnnsbruck'a düşünce "aaa Linderoth gelcek lan" dedik. geldi, Halil çak yapmış onla görmüş çünkü, ben görmedim, ama olsun.
Linderoth'u sevdiğim için her önüme gelen isveçliye "heja sverige" diye bağırdım, ondan sonra "Linderoth Linderoth" diye bağırdım. her İsveçli böyle mutlu oldu. sonra "Türkiye Türkiye" diye bağırdık hep beraber.
Sonra dünkü o müthiş maç yaşandı işte, 2-2 bitseydi maç veya 3-3 penaltılarda tur atlasaydık bile ben kutlamaya yarım saat gecikmeli gidecek, "o" isveçliyi göremeyecektim büyük ihtimal. ama 3-2 koyduk çocuğu, ve ben kutlamaya gittim, baktım baya isveçli var, gittim bağırdım "heja sverige" diye. sonra sevindiler falan derken ingilizce muhabbete başladık. Ben aslında İsveç - Rusya maçının biletini satma derdindeyken eleman "benim de Hırvatistan - Türkiye maçına biletim var" dedi. "aaaa" dedim "takas, trade tickets lan" dedim. "ok" dedi.
bugün buluştuk saat 15 sularında, takasladık biletleri, sahte olup olmadığını çek ettim. ve aldık biletlerimizi.






.jpg)







